Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi Sayacı

 
Bugün497
Dün813
Bu Hafta1310
Bu Ay3361
Toplam384080
Anasayfa arrow İktibas - Yorum
İktibas - Yorum
Zilhicce Ayının İlk On günü: Leyale-i Aşere
   Zilhicce ayı, İslamın beş esasından biri olan Hac Farîzasının yerine getirildiği, Arafata çıkıldığı, Allahın rızası için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapatıldığı mukaddes bir aydır. Rasülullah Efendimiz (s.a.v): “ Dünya günlerinin en faziletlisi Zilhiccenin ilk on günüdür ” buyurmuşlardır. (Terğib ve Terhib c.3 s.22) Bu bakımdan, miladi yılbaşında hesaplarımızı, envanterlerimizi çıkarıp, muhasebemizi yaptığımız gibi, hicri yılın son ayı olan bu ayda da manevi muhasebemizi yapmalıyız.
Zilhiccenin birinden onuna kadar “Leyâli-i Aşere” yani on mübarek gecedir. Hacca gidemeyen müminlerin bugünlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir. Hiç olmazsa sekizinci ve dokuzuncu (Arefe) günlerinde oruçlu olmak lazımdır.
Fahr-i Kâinatımız (s.a.v.) bu günlerin faziletiyle ilgili olarak şöyle buyuruyorlar:
 
      BU 10 GÜNDE YAPILMASI GEREKENLER
  1. Nâfile oruç tutmak
  2. Allah’ı çokça zikretmek ve Tesbih, Tekbir, Tehlîl ve Tahmîd getirmek
  3. Kur’an-ı Kerim tilâvetini çoğaltmak.
  4. Namazların sünnetlerini kılma hususunda hassasiyet göstermek
  5. Zilhicce’nin ilk on gecesinde nafile namazlara devam hususunda gayret göstermek. Gündüz yapılan nafilelere de devam etmek.
  6. Sadaka vermek ve sıla-ı rahime dikkat etmek.
  7. İslamî ilimleri insanlara öğretmeye ve halk arasında yaymaya çalışmak.
  8. Zilhicce günlerinin fazileti konusunda insanları bilgilendirmek.
  9. Tevbe hususunda acele davranmak ve istiğfarı çoğaltmak.
  10. Gözü, dili ve kulağı Müslümanı yaralayacak durumlardan korumak.
  11. Müslümanın hem kendisi, hem de diğer yaşayan ve hayatta olmayan tüm Müslümanlar için hayır duada bulunması.
  12. Yukarıda sayılan ibadetlerden hiçbirine gücü yetmeyen kimsenin hiç olmazsa başkalarına zarar vermekten sakınması gerekir.

LEYALE-İ AŞERE
 
Ramazanın yarısından sonra başlayan ayrılık hüznü, Kadir Gecesi’nden sonra artar ve son teravih-son oruçla birlikte zirveye çıkar. Artık rahmet ve mağfiret ayı bitmekte, bire bin verilen geceler veda etmektedir. Maneviyata duyarlı nice mü’min gözyaşı döker, hatta bayramı buruk geçirir.
Şevval ayında tutulan altı oruç acılı yüreklerimizi bir derece teskin eder. Sanki Ramazan’ın küçük bir uzantısını yaşarız. Kurban Bayramı’ndan önceki Zilhicce’nin ilk on günü ise, Ramazandaki bol sevaplı ve çok feyizli ibadetlerden ayrılan mahzun gönüllerimize âdeta bir “teselli armağanı”dır. “Keşke Ramazan biraz uzun olsaydı…” ya da “Ah, Ramazanı hakkıyla ihya edebilseydim…” diye yanan gönüllerimize muhteşem bir fırsattır bu on gece.
Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresi’nin başında, “On geceye yemin olsun ki…” ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin ne muazzam bir hazine olduğunu ne yazık ki hakkıyla bilemiyoruz. Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (Aşure Gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün Zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Yani her senenin Kurban Bayramından önceki ilk dokuz günü ve Kurban bayramı günü olmak üzere tam “on gün”
Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır
Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.
İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (A.S.M.) muhteşem müjdesi
“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedel olabilir. Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise, ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83 yıllık ibadete bedeldir
Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin
Yine Efendimizden (sav) harika bir teşvik cümlesi:
“Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b Humeyd, Müsned, 1/257)
Tesbih, sübhanallah; tahmid, elhamdülillah; tehlil, lâilâheillâllah; tekbir ise Allahu ekber demektir. Tesbih, tahmid ve tekbirin namazın çekirdekleri hükmünde olduğunu düşünürsek, bugünlerde nafile namazları arttırmanın ne kadar büyük sevap olduğunu anlayabiliriz.
Yukarıdaki hadisi destekleyen şöyle bir rivayet daha vardır: “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevimli olsun…” (Tirmizi, Savm: 52; Darimî, Savm: 52)
İbni Abbas'ın şu rivayeti ise, bugünlerdeki ibadetin cihattan bile faziletli olduğunu gösteriyor:
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:
“Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce'nin ilk on günün)deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur”
Sahabeler, sordular: “Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da mı?”
Resulullah (sav) cevap verdi:
“Evet, Allah yolunda cihat da Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka” (İbni Mâce, Sıyam: 39İbni Hacer, 5:119)
Buna göre, cihada çıkıp malını feda edip kendisi de şehit olan kimsenin ameli bu on gündeki amelden daha faziletlidir.
Arefenin yeri başkadır
Bugünlerde oruç tutup, gündüzünü ve gecelerini de ibadetle geçirmek hem affa, hem de büyük sevaplar elde etmeye vesile olur.
Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise bambaşkadır. Peygamber Efendimiz (A.S.M.), Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmaktadır:
“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına keffaret olur.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2 457)
Hz Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman, Arefe günü kardeşi Hz Aişe’nin (r.a.) huzuruna girdi Hz Aişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su dökülüyordu. Abdurrahman ona:
“Orucunu boz” dedi. Hz Aişe: “Resulullahın (sav), ‘Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına keffaret olur’ dediğini işittiğim halde iftar mı edeyim?” dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2 458)

Başka bir rivayette ise Hz Aişe şöyle demiştir: “Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir.” (Tergîb ve Terhîb Trc, 2 460)
Demek ki, bir günlük Arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına denktir.
Efendimiz, bugünün faziletini şöyle anlatır:
“Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu kadar insan cehennemden azat olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse âhiret ile ilgili olarak Allah’tan bir şey isterse, Allah onun dileğini karşılar”.
Yine konuyla ilgili bir hadis şöyledir:
“Arefe gününden daha faziletli bir gün yoktur. Allahü Teala o gün, yer ehli ile meleklere karşı övünür ve (Arafat’taki hacıları kast ederek) şöyle buyurur:
‘Kullarıma bir bakın. Saçları başları dağınık, toz toprak içinde her uzak ilden bana geldiler. Bu hâlleri ile onlar, rahmetimi ümit etmekteler, azabımdan dahi korkmaktalar. Şahit olunuz, onları bağışladım. Onların yerlerini cennet eyledim’
Melekler derler ki: ‘Onların arasında biri var ki; yalancıktan bu işi yapar Falan kadın da öyle’
Allahü Teâla şöyle buyurur: ‘Onları da bağışladım’
 
Arefe günü olduğu kadar, hiçbir gün cehennemden daha çok azat edilen olmaz”
Bu arada şunu hatırlatalım: Hadislerde zikredilen Zilhicce'nin ilk on gününden maksat ilk dokuz günüdür. Çünkü Zilhicce'nin onuncu günü Kurban Bayramı’nın birinci günüdür, bugün oruçlu olmak caiz değildir; ancak o gün de ibadet günüdür Müstehap olan oruç, Kurban Bayramı’ndan önceki ilk dokuz gündür On geceye ise, Kurban Bayramı’nın gecesi dahildir Çünkü geceler önce gelmektedir
Ayrıca Zilhicce'nin sekizinci gününe “terviye günü”, dokuzuncusuna “Arefe günü”; Kurban bayramı gününe (onuncu güne) “nahr=kurban günü”, ondan sonraki üç güne de “teşrik günleri” denilmiştir
Bu günlerde kazası olmayanlar, beş vakit namaza ilaveten nafile ibadetlere de ağırlık vermelidirler. Kazası olanlar ise daha çok kaza namazları kılmalıdırlar.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 1 Toplam: 61