Giri? Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi Sayac?

 
Bugün458
Dün466
Bu Hafta1916
Bu Ay1916
Toplam208344
Anasayfa arrow ?ktibas - Yorum arrow S?la-i Rahim Hakk?ndaki Hadis-i ?erifler
S?la-i Rahim Hakk?ndaki Hadis-i ?erifler

SILA-? RAH?M BÖLÜMÜ

UMUMÎ AÇIKLAMA:

?slam'?n çokça ehemmiyet verdi?i hususlardan biri de s?la-i rahm'dir. Yani akrabalar, yak?nlar aras?ndaki münâsebet... Bunun iyi olmas?, kar??l?kl? sevgi, sayg? ve yard?mla?ma esas?na dayanmas? gerekmektedir.

Rahm, kelime olarak rahmet'ten gelir; rahmet, "ac?mak", "?efkat duymak" mânalar?n? ta??r. Türkçemizde s?la-i rahm tabiri içerisinde rahm ?eklinde kullan?lan bu kelime, Arapça asl?nda rahim ?eklinde kullan?l?r. Akrabal?k, h?s?ml?k, yak?nl?k, kuvvet, karâbet gibi farkl? kelimelerle dile getirilen be?eri yak?nl??? ifâde eder.

S?la, ula?mak, kavu?mak manas?na gelen vüsûl kökünden masdard?r.

Öyleyse s?la-i rahm, tabir olarak, k?saca akrabalara kavu?mak manas?na gelir. ?ârihler atiyye (ihsan), ?efkat, merhamet, yard?m, görü?me, ziyaret gibi de?i?ik mânalar? s?la-i rahme izafe ederler. Daha de?i?ik ifade ile yak?nlar?m?za kar?? dinimizin tahmil etti?i bir k?s?m vazifelerimiz vard?r ki, bunlar?n yerine getirilip ifa edilmesine s?la-i rahm denmi?tir. Sözgelimi i? ve ikâmet yerimiz akrabalardan uzaklarda ise zaman zaman ziyaretlerine gitmek, mektup yaz?p telefon etmek; yak?nda ise arada s?rada görü?mek, yard?m?m?za muhtaçsa yard?m etmek, hastaysa ziyaret etmek, bir meselesi varsa ilgilenmek; sürurunda tebrik, üzüntüsünde teselli ve tâziyede bulunmak, hal hat?r sormak, selam vermek vs. hepsi s?la-i rahm'e dâhildir. Bütün bu say?lanlar akrabalar aras?ndaki mânevi ba?lar? güçlendirir, art?r?r, insan? hayata daha çok ba?lar, ferdleri bencillik, yaln?zl?k gibi kötü hislerden ve böylesi duygular?n getirece?i marazi hal ve durumlardan korur. Allah'?n r?zas?na, rahmetinin tecellisine sebep olur.

S?la-i rahim öncelikle akrabalara kar?? talebedilmi? ise de, kom?ulara, arkada?lara, meslekta?lara, i? arkada?lar?na, din karde?lerine ve her çe?it tan?d?klara kar?? da vazife ve borç k?l?nm??t?r. Sözgelimi, kar??la?t???m?z bir mü'mine, tan?masak bile verilen bir selâm, ya?l? bir kimseye yer gösterme, otobüste yer verme, dü?en bir çocu?u kald?rma, soran kimseye adres tarif etme, içtimâî münasebetlerde güler yüzlü, tatl? sözlü olma, hay?rhah ve yard?msever tavr? tak?nma vs. vs. hepsi birer s?la-i rahim'dir. ?u halde s?la-i rahmi, bu say?lanlardan sadece biri olarak anlamak büyük bir eksiklik olur. Alimler s?la-i rahm'in dereceleri oldu?unu, en yüksek derecesinin nikah dü?meyecek derecedeki yak?n akrabalar aras?nda bulundu?unu, buna riayetin farz oldu?unu söylerler. Bu görü?e göre amca, day? çocuklar? aras?nda farz olmaz. En a?a?? derecesini de selamla?ma olarak ifade eden olmu?tur. Baz? âlimler, miras bab?nda zevi'l-erhâm denen bütün akrabaya farz oldu?una hükmetmi?tir.[1]

Cenab-? Hakk'?n insanlar aras?na böyle bir ba?? koyup buna vâcib emirler aras?nda yer vermesi, insanlara olan büyük nimet ve rahmetlerinden biridir. Fert ve cemiyetlerin birbirlerini kar??l?kl? olarak sevme ve saymalar?n?n mayas?n? s?la-i rahm te?kil eder. Dinimiz be?erî saadetin vazgeçilmez ?artlar?ndan olan s?la-i rahm'in terkini büyük günahlardan addetmi?tir. Buna kat-? rahim de denir, yani rahm'? (akrabal?k ba?lar?n?) koparmak, geni? mânas?yla be?eri ba?lar? koparmak demektir.

Resulullah meselenin ehemmiyetini ?u hadisleriyle tesbit eder:

"Allah Teâla hazretleri mahlukat? yarat?p bu i?ten fâri? oldu?u zaman, rahim aya?a kalkarak dedi ki: "Bu, kat edilmekten (kopar?lmaktan) s???nan?n makam?d?r." Cenab-? Hak cevaben:

"Evet sana s?la yapana, benim s?la yapmam, senden kopup alâkay? kesene benim de kopup alâkay? kesmem yetmez mi, bundan raz? de?il misin?" buyurdu. Rahm:

"Evet raz?y?m!" deyince, Cenab-? Hak:

"Bu sana verildi!" diye hükmetti. Sonra Resulullah: "Dilerseniz ?u ayeti okuyun" dedi. (Meâlen): "Geri dönerseniz yeryüzünde bozgunculuk yapman?z ve akrabal?k ba?lar?n? kesmeniz beklenmez mi sizden? ??te Allah'?n lanetledi?i, sa??r k?ld??? ve gözlerini kör etti?i bunlard?r. Bunlar Kur'an'? dü?ünmezler mi? Yoksa kalbleri kilitli midir?" [Muhammed 23-24]

Müslim'in bu rivayeti, s?la-i rahm'in insanl???n yarat?l???yla birlikte yarat?lm?? oldu?unu gösterir. Yine bu hadisten anl?yoruz ki, Allah'?n insanlara rahmet ve merhametinin tecellisi, s?la-i rahmin edas? ?art?na ba?lanm?? olmaktad?r. Bizzat Kur'an s?la-i rahm'i kesenlere Allah'?n lânetini yani rahmetinden mahrumiyeti haber vermektedir. Buna hangi mü'minin gönlü raz? olur?

S?la-i rahm'in ehemmiyetini belirten hadis çoktur. Birkaç?n? kaydediyoruz:

"S?la-i rahm'i kesen cennete giremez."

"Rahim, Ar?-? A'lâ'ya as?l? olarak ?öyle der: "Kim bana s?la yaparsa Allah ona vâs?l olsun, kim de beni kopar?rsa Allah da ondan kopsun." Yani: "S?la-i rahmi yerine getirerek insanlara kar?? olan vazifelerini yapan kimseye Allah rahmetiyle muamele etsin, bu vazifeyi yapmayanlar da Allah'?n rahmetinden mahrum kals?n."

Ebu Hureyre rad?yallahu anh anlat?yor: "Bir adam aleyhissalâtu vesselam'a gelerek:

"Ey Allah'?n Resulü! Benim akrabalar?m var. Ben onlara s?la-i rahm yap?yorum, onlar mukabele etmeyip alakay? kesiyorlar. Ben onlara iyilik yap?yorum, onlar bana kötülük yap?yorlar. Ben onlara yumu?ak davran?yorum onlar bana kar?? cahillik yap?yorlar!" dedi. Bunun üzerine Efendimiz aleyhissalâtu vesselam:

"E?er dedi?in gibi isen, sanki onlara s?cak kül yediriyor gibisin. Sen bu ?ekilde devam ettikçe, onlara kar?? Allah'?n yard?m? seninle olacakt?r."

"S?la-i rahm, güzel ahlâk, ba?kalar?yla iyi geçinmek, beldeleri mâmur, ömürleri uzun eder."

"Yak?nlara s?la, malda zenginli?i, ailede sevgiyi, ömürde uzamay? art?r?r."

"Senden kopandan sen kopma, sana kötülük yapana sen iyilik yap, aleyhine bile olsa hakk? söyle.

"Son olarak ?u hususu da kaydedelim ki, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in daha peygamberlik gelmezden önceki mümtaz vas?flar?ndan biri s?la-i rahme verdi?i ehemmiyet idi. Öyle ki Hz. Peygamber, risaletin ilk tezahürleri kar??s?nda ve bilhassa Cebrail aleyhisselam'la ilk kar??la?mas? akabinde korkmu? ve Hz. Hatice'ye bunu açm??t?. Hz. Hatice, korkmamas?, Allah'?n kendisini mahçup etmiyece?i hususunda teselli ederken Resulullah'? ikna etmek üzere zikretti?i delillerden biri Aleyhissalatu vesselam'?n s?la-i rahm'e riayet etmesi idi.

Peygamberli?in ilk y?llar?ndan itibaren Resûlullah'?n, muhataplar?n? ?srarla davet etti?i ?eylerden biri yine s?la-i rahim'di. Hatta, Herakliyus, peygamberlik iddias?nda bulunan Muhammed hakk?nda bilgi edinmek üzere ticarî maksadla ?am'a gelmi? olan Ebu Süfyan ve yan?ndakileri ça??rt?p "Size ne emrediyor?" diye sorunca Ebu Süfyan'?n sayd?klar? aras?nda s?la-i rahm'i de görmekteyiz:

"Bize namaz?, sadakay?, iffeti ve s?la-i rahmi emrediyor."[2]


ـ3288 ـ1 -عن عَائِشَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْها قَالَت: ]قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الرَّحِمُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ. تَقُولُ: مَنْ
وَصَلَنِي وَصَلَهُ اللّهُ. وَمَنْ قَطَعَنِى قَطَعَهُ اللّه[. أخرجه الشيخان .


1. (3288)-
Hz. Ai?e (rad?yallahu anhâ) anlat?yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Rahim Ar?'a as?l?d?r, der ki: "Kim beni s?la ederse Allah da ona s?la etsin. Kim benden koparsa Allah da ondan kopsun."[3]

ـ3289 ـ2 -وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: ]قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَبْسُطَ اللّهَ تَعَالَى لَهُ فِي رِزْقِهِ، وَأَنْ يَنْسَأ لَهُ فِي أَثَرِهِ فَلْيَصِلْ رَحِمَهُ[. أخرجه البحاري والترمذي .


2. (3289)-
Ebu Hüreyre (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, r?zk?n?n Allah taraf?ndan geni?letilmesini, ecelinin uzat?lmas?n? isterse s?la-i rahim yaps?n."[4]

ـ3290 ـ3 -وعند الترمذي: ]تَعَلَّمُوا مِنْ أَنْسَابِكُمْ مَا تَصِلُونَ بِهِ أَرْحَامَكُمْ فَإِنَّ صِلَةَ الرَّحِمِ مَحَبَّةٌ فِي ا‘َهْلِ، مَثْرَاةٌ فِي الْمَالِ، مَنْسَأةٌ فِي ا‘َثَرِ[. ينسأ. أى ويقخر.»وَا‘َثَرُ« هنا ا‘جل .


3. (3290)-
Tirmizî'deki rivayet ?öyle: "Nesebinizden s?la-i rahm yapacaklar?n?z? ö?renin. Zira s?la-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamad?r."[5]

AÇIKLAMA:

1- Bu hadiste Resulullah, s?la-i rahm için neseb yani akrabalar? ö?renmeyi emretmektedir. Alimler bu hadise dayanarak s?la yap?lmas? gerekenlerin valideyn'den ibaret olmay?p, bütün zevi'l-erhama (babalar, dedeler, amcalar, day?lar vs.) ?âyi oldu?unu söylemi?lerdir. Akrabalara kar?? gösterilecek s?la-i rahm, onlara yak?nla?ma, ?efkat ve ihsandan ibarettir.

2- S?la-i rahm’in ömürde uzamaya sebep olmas? meselesi, ecelin de?i?meyece?ini beyan eden ayetle tearuz eder. Buna cevap sadedinde: “Amelde bereket ve tevfîk hâs?l olmas?, ömrün bo?a gitmemesidir, bu durumlar sanki ömrün artmas? gibidir" denmi?tir. Ayr?ca: "S?la-i rahim, öldükten sonra hay?rla yâdedilmeye sebeptir" veya "sâlih evlatlar?n varl???na sebeptir" de denmi?tir. ?uras? muhakkak ki, mâdem ki Resulullah, Hak nam?na konu?arak, s?la-i rahmin ömrün uzamas?na sebep oldu?unu bildirmi?tir. ?u halde bu, mahiyetini anlamakta zorluk çeksek de âlemde mevcut di?er eceli geciktiren sebeplerden biri olmal?d?r. Allah kimin ömrünün uzun olmas?n? dilerse onu s?la-i rahim yapmada muvaffak k?lar. Esasen bir mü'min için bu meselenin iman mant???nca anla??lmas?nda zorluk mevcut de?ildir. Çünkü, Resulünün müjdesine inanarak, vaadedilen mükâfata ermek niyetiyle yapaca?? ameller, (s?la-i rahimler) bo?a gitmeyecek, "Kul, Allah hakk?nda nas?l zanda bulunursa, Allah kula öyle muamele eder.." fehvas?nca, ömrünün uzat?laca?? inanc?yla s?la-i rahm yapanlara Cenab-? Hak, daha uzun ömür verebilece?i gibi, bu maksadla harcad??? ömür dilimlerini, ba?ka maksatlarla harcad??? ömür dilimlerine nazaran en az on kat? olmak üzere kat kat sevaplara mazhar ederek, daha uzun bir ömür ya?am?? olma sevab?n? verebilecektir.

Bu meselede ?bnu Hacer üç ayr? aç?klama kaydeder:

Birincisi ?öyle: "Bu artma, taâte yard?m sebebiyle ömürde bereketten ve âhirette faydas? olacak bir ?eyle vaktini mamur k?larak, bo? geçmesinden böylece korumu? olmaktan kinayedir. Buna benzer bir ba?ka rivayet ümmet-i Muhammed'in ömrüyle ilgilidir. Aleyhissalatu vesselam ümmetinin ömrünü, di?er ümmetlerin ömrüne nisbetle çok k?sa olmakla birlikte, leyle-i Kadr'i vererek telafi etti?ini belirtmi?tir. Hülasa, s?la-i rahm, taat?n bereketlenmesine ve masiyetten korunmaya bir sebeptir, böylece kendisinden sonra hay?rl? yâd devam eder ve sanki ölmemi? gibi (sevab? devam eder). Ki?iye yard?m sa?layan ?eyler aras?nda, kendisinden sonra istifade edilecek ilim, sadaka-i câriye ve sâlih evlad da vard?r."

Alimler, meseleyi bir ba?ka aç?dan ele alarak ?öyle izah ederler: "Ömrün artmas? kinaye olmay?p, hakikattir. Bu art??, Allah'?n ilmine nisbede de?il, ömürle ilgili müvekkel mele?in ilmine nisbetledir. Âyetin de?i?mez diye bildirdi?i ömür Allah'?n ilmine göredir. Sözgelimi, müvekkel mele?e: "Falan?n ömrü, s?la-i rahim yaparsa yüz y?ld?r, yapmazsa altm?? y?ld?r" dendi?ini farzedelim. Allah'?n ilminde bu kimsenin s?la-i rahim yap?p yapmayaca?? önceden bellidir. Ama mele?in ilminde ise, art?p eksilme mümkündür. ??te bu duruma "Allah diledi?ini siler, diledi?ini sâbit b?rak?r. Ana kitap onun kat?ndad?r" (Ra'd 39). Âyette temas edilen mahv ve isbat (yani silme ve sabit b?rakma) mele?in ilminde bulunana nispetledir. Ana Kitapta (Ümmü'l-Kitap) olan ise Allah'?n ilminde oland?r ve elbette bunda silme mevzubahis de?ildir. ??te buna kaza-i mübrem, öncekine ise kaza-i muallak denir." Bu inanç sebebiyle Hz. Ömer'in: "Ya Rab! Beni ?akî yazd?nsa sil!" diye dua etti?i belirtilir. "Senin ilminde ?akî isem de?i?tir" demezmi?. Zira Allah'?n olacak bir ?ey hakk?ndaki bilgisi asla de?i?mez, O'nun bildi?i ?ekilde olur.

Alimler bu iki izah ?eklinden öncekinin, sadedinde oldu?umuz hadise daha uygun dü?tü?ünü söylerler.

Tîbî'den kaydedildi?ine göre ?öyle demi?tir: "Önceki vecih daha muvaf?kt?r. Buna, Fâik'in müellifi (Zemah?erî)'nin sözü i?aret eder. Der ki: "Mânan?n böyle olmas? caizdir: "Allah, rahim'in eser ve asl?n? dünyada uzun müddet devam ettirir, bunu s?la-i rahmi yapmayan?n eserini hemen yok etti?i gibi çabucak yok etmez."

Üçüncü bir aç?klama Taberâni'nin Mûcemu's-Sa?îr'inde gelmi?tir: Ebu'd-Derda anlat?yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'?n yan?nda "Kim s?la-i rahimde bulunursa eceli uzat?l?r" diye zikredilmi?ti, Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ömürde ziyade olmaz. Allah Teâla Hazretleri: "Ecelleri geldi?i zaman bir saat ne ileri al?n?r ne de geriye..." (A'raf 34) buyurmaktad?r. Ancak ki?inin, kendisine vefat?ndan sonra dua edecek hay?rl? zürriyyet olur."

Yine Taberânî'nin Mûcemu'l Kebir'inde gelen merfu bir hadisde: "Allah, eceli gelen kimsenin ömrünü uzatmaz, ömrün ziyâdele?mesi sâlih zürriyet demektir" buyurmu?tur.

?bnu Fûrek, ömrün artmas?ndan maksad?n s?la-i rahim yapan kimsenin anlay?? ve akl?ndan âfât?n nefyedilmesi oldu?unda cezmetmi?tir.

3- Hadis, neseb ö?renmenin mendub oldu?unu ifade etmektedir.[6]

ـ3291 ـ4 -وَعَنْ ميمونة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قَالَت: ]أعْتَقَتُ وَلِيدَةً وَلَمْ أَسْتَأذِنْ رَسُولَ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَلَمَّا كَانَ يَوْمَهَا الَّذِي يَدُورُ عَلَيْهَا فِيهِ. قَالَتْ يَا رَسُولَ للّهِ: أَشْعَرْتَ أَنِّي أَعْتَقْتُ وَلِيَدَتِي. قَالَ: وَفَعَلْتِ؟ قَالَتْ: نَعَمْ. قَالَ: أَمَا إِنَّكِ لَوْ أَعْطَيْتِهَا أَخْوا لَكَ كَانَ أَعْظَمَ َ جْرِكَ[. أخرجه الشيخان وأَبُو دَاوُد .


4. (3291)-
Meymûne rad?yallahu anhâ anlat?yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan izin almadan bir câriye azad ettim. Resûlullah'?n benimle kalma günü gelip, beraber oldu?umuz zaman:

"Ey Allah'?n Resûlü, câriyemi azad ettim, farkettiniz mi?" dedim.

"(Sahi mi söylüyorsun), bunu yapt?n m??" dedi. Ben, "Evet!" deyince:

"Ke?ke onu day?lar?na verseydin, senin için daha hay?rl? olacakt?!" buyurdular."[7]

ـ3292 ـ5 -وَعَنْ سلمان بن عامر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: ]قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الصَّدَقَةُ عَلَى الْمِسْكِينِ صَدَقَةٌ، وَعَلي ذِي الرَّحِمِ ثِنْتَانِ: صَدَقَةٌ وَصِلَةٌ[. أخرجه النسائي .


5. (3292)-
Selmân ?bnu Âmir (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Fakirlere yap?lan tasadduk bir sadakad?r, ama zî-rahm'a (yani akrabaya) yap?lan ikidir: Biri s?la-i rahim, di?eri sadaka."[8]

AÇIKLAMA:

1- Son iki hadis, sadaka ve ba??? gibi hay?rlarda, önce yak?nlar? dü?ünmeye te?vik etmektedir. Köleyi azad etmektense muhtaç bir yak?na ba???lamak, sadakay? rastgele bir fakire vermektense, yak?nl??? olan birine vermek evlâd?r. Bu hay?r amelinde iki ayr? hay?r gösterilmektedir:

1) Sadaka,

2) S?la-i rahm.

Resulullah böylece s?la-i rahm'e ehemmiyet vermeye, itina göstermeye te?vik etmektedir.

2- Birinci hadisi rivayet eden Meymune, Resulullah'?n zevce-i pâklerinden olan Meymune Bintu'l-Hâris'dir (rad?yallahu anhâ).

3- Hadis kad?nlar?n, kendi mallar?nda, kocalar?na sormadan tasarrufta bulunabileceklerini göstermektedir. Çünkü Hz. Meymune câriyesini âzâd ettikten sonra Resulullah'a bilgi verme kabilinden mevzubahis etmi?, Resulullah da onu bu davran??? sebebiyle muâheze etmemi?, sadece daha evlas?na i?âret buyurmu?tur. Meymune (rad?yallahu anhâ), mal?nda tasarrufa ?ayet yetkili olmasayd?, Hz. Peygamber, akdi iptal ederdi.

4- ?bnu Hacer, bu hadisten hareketle: "Akrabaya hibede bulunmak mutlak olarak efdaldir" denemez, zira baz? yak?nlar gerçekten muhtaçt?r, baz?lar? da de?ildir" der. Keza ilave eder: "Akrabaya hibe etmek de azad etmekten mutlak olarak efdaldir denemez. Zira aç?klad???m?z üzere bu, ahvale göre de?i?ir."[9]



[1] S?la-i rahm, tabiriyle ayn? men?e'den olmas? hasebiyle zevi'lerhâm hakk?nda da aç?klama kaydetmemiz, mevzumuz aç?s?ndan faydal? olacakt?r. en-Nihaye'de ?u aç?klamaya yer verilir: "Zû-rahm mahrem veya zû-rahm da denen zevi'l-erhâm, akrabalard?r. Seninle aran?zda neseb ba?? olan herkes hakk?nda kullan?l?r. Ferâiz'de (miras bahsinde) kad?n cihetinden akrabalara zevi'l-erhâm denir ve ?öyle ifade edilir: Zu-rahmi mahrem -ve muharrem- bunlar nikah? haram olan kad?nlard?r: Anne, k?z, k?z karde?, hala, teyze gibi. Sahabe ve Tabi'înden uleman?n ço?u bu görü?tedir. Ebu Hanîfe ve Ashab? da bu görü?tedir.

[2] ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/55-57.

[3] Buhari, Edeb: 13; Müslim" Birr: 17, (2555); ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/58.

[4] ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/58.

[5] Buharî, Edeb: 12; Tirmizî, Birr: 49, (1980); ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/58.

[6] ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/58-60.

[7] Buhari, Hibe: I5; Müslim, Zekât: 44, (999); Ebu Dâvud, Zekât: 45, (1690); ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/60.

[8] Nesâî, Zekât: 82, (5,92); Tirmizî, Zekât: 26, (658); ?bnu Mâce, Zekât: 28, (1844); ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/61.

[9] ?brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve ?erhi, Akça? Yay?nlar?: 10/61.


Yorum (0)add feed
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy