Giri? Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi Sayac?

 
Bugün464
Dün466
Bu Hafta1922
Bu Ay1922
Toplam208350
Anasayfa arrow Çay Sohbetleri arrow K?rk Hadis (imam-? Nevevi) rha'dan
K?rk Hadis (imam-? Nevevi) rha'dan

 

 Hadis-i ?erifte: "Kim ümmetime dini i?lerine dair k?rk hadis h?fzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde ha?reder.... Ben de k?yamet gününde ona ?ahid ve ?efaatçi olurum" buyurulmu?tur.

?slâm âlimleri bu müjdeye erebilmek için e?itli konularda K?rk Hadisler derlemi?ler.

Tarihte ilkönce k?rk hadis derleyenin Kûfe'de oturan Merv'li Bilgin Abdullah ?bn-i Mübarek oldu?u bilinmektedir.

?mâm Nevevi'nin bu gelene?i devam ettiren elinizdeki eseri, en fazla yay?nlanan ve üzerine ?erhler yap?lan bir eserdir. Ayr?ca, merhum Ahmed Naîm'in tercüme ve üslûbuyla sundu?umuz bu eser, tercüme edildi?i devrin dilini de vermesi bak?m?ndan bir önem arzetmektedir.

 

1. Emirü'l-Mü'minin Ebû Hafs Ömer b. El-Hattâb (ra)'den:

Demi?tir ki, kendim i?ittim, Resûlullâh (sav) ?öyle buyuruyordu:

Ameller (in k?ymeti) niyetlere ba?l?d?r. Herkesin niyet etti?i ne ise eline geçecek olan odur. Hicreti Allah'a ve Resülü'ne müteveccih olan?n hicreti Allah'a ve Resûlullah'ad?r. Hicreti, eline geçirece?i bir dünyaya veya nikah edece?i bir kad?na müteveccih ise hicreti de gaye-i hicreti ne ise (dünya veya kad?n) ona müntehidir.

(Bu hadis-i ?erifi, her biri ?mâmü'l-muhaddisin olan Ebû Abdillâh Muhammed b. ?smâil b. ?brahim b. el-Mugire b. Berdizbe el-Buhari el-Cu'fi ile Ebü'l-hüseyn Müslim b. el-Haccac el-Ku?eyri En-Nisabiri kütüb-i musannifenin esahh? olup sahihay? denilen kibatlar?nda rivâyet emi?lerdir.)

2. Yine Ömer b. El-Hattâb (ra)'den:

Demi?tir ki, günün birinde Resûlullah (sav) Efendimiz'in huzûrunda bulundu?umuz s?rada bir de bakt?k ki elbisesi bembeyaz, saçlar? simsiyah, üzerinde yolculu?a delalet eder hiç bir alâmet olmayan ve böyle iken yine hiç birimizce tan?nmayan bir kimse kar??m?za ç?ka geldi. (sokula sokula) nihâyet Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri'nin yan?na (var?p) oturdu. Ve dizlerini dizlerine dayay?p ve her iki avucunu iki uylu?u üzerine koyup: "Ya Muhammed, ?slam nedir? Bana söyle" dedi. Resûlullah (sav): "?slâm Allah'dan ba?ka hiç bir ilâh ve Ma'bûd-? bi'l-hak olmad???na ve Muhammed'in Resûlullah oldu?una ?ehâdet etmen, namaz? ikâme etmen, zekât? vermen, Ramazan'da oruç tutman ve yoluna gücün yeterse Beytu'llâh'a hac etmendir." buyurdu. O (yabanc? kimse): "Do?ru söylüyorsun." dedi. Biz onun hâline hem Cenâb-? Resûl'e soruyor, hem de onu tasdik ediyor diye teaccüb ettik. Ondan sonra: "Bir de imân nedir?" söyle." diye sordu. Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz: "?mân Allah'a, meleklerine, kitablar?na, peygamberlerine, âhiret gününe imân etmendir. Bir de hay?r ve ?er (tatl?, ac? hangi türlüsü olursa olsun) kadere imân etmendir." buyurunca yine: "Do?ru söylüyorsun." dedi. Ve: "ihsan nedir? söyle" diye bir daha sordu. Cenâb-? Risâlet-meâb Efendimiz de: "?hsan, Allah'a sanki görüyormu? gibi ibâdet etmendir. Zirâ sen O'nu görmüyorsan, O seni görüyor." buyurdu. O, yine: "Do?ru söylüyorsun." dedikten sonra: "K?yâmet (in ne zaman kopaca??n)? bana haber ver." dedi. Cevâben: "Bunda sorulan?n ilmi sorandan ziyâde de?ildir." buyurdu. "Öyle ise emârelerin (yani daha evvelki alâmetlerini) bildir" dedi. Cevâb?nda: "Câriye-i memlûkenin kendi sâhibini do?urmas? ve yal?n ayak, s?rt? ç?plak, fakir davar çobanlar?n?n hangimizin kurdu?u binâ daha yüksektir diye  (servet ve sâmânca) yar??a ç?kt?klar?n? görmendir." buyurdu. Bundan sonra o (yabanc?) kimse gitti. Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri de durdu durdu da neden sonra: "Yâ Ömer, bilir misin o soran kim idi?" diye sual buyurdu. "Allah ve Resûlü a'lemdir". dedim. Buyurdular ki: "O, Cibril idi. Size dininizi ö?retmek için geldi."

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivayet etmi?tir.)

3. Ebû-Abdü'r-Rahmân Abdullah b. Ömer b. El-Hattâb (ra)'dan:

Demi?tir ki, kendim i?ittim, Resûlullâh (sav) ?öyle buyurdu: (Binâ-y?) ?slâm be? ?ey üzerine kurulmu?tur: Allah'dan ba?ka hiç bir ilâh ve Ma'bûd-? bi'l-hak olmad???na ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resûlü oldu?una ?ehâdet, namaz? ikâme, zekât? vermek, hacc-? Beytu'llâh, savm-? Ramazan.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhâri ile Müslim tahric etmi?lerdir.)

4. Ebû-Abdi'r-Rahman Abdullah b. Mes'ud (ra)'den:

Demi?tir ki; Resûlullâh (sav) "ki sad?k ve masdûk O'dur" bize ?öyle buyurdu: "Her birinizin (mâye-i) hilkati ana rahminde nutfe olarak k?rk gün derlenir toplan?r. Sonra t?pk? öyle alâka (kan p?ht?s?) olur. Sonra yine t?pk? öyle mud?a (et parças?) olur. Ondan sonra da melek gönderilir, ona nefh-? rûh eder. Ve dört kelimeyi yani r?zk?n?, ecelini, amelini ve ?âki mi yoksa saîd mi olaca??n? (hükm-i kazâ ve kader olarak) yazmas? (o mele?e) emrolunur. Kendisinden ba?ka hak ilâh olmayan Allah'a kasem ederim ki, içinizde öyle adam bulunur ki, ehl-i Cennet amelleriyle âmil ola ola kendisi ile Cennet aras?nda bir ar??ndan ziyâde mesâfe kalmaz. Derken (hükm-i) kitab (yâni o yaz?n?n hükmü) ona galebe eder, ehl-i nâr ameli ile âmil olur da Cehennem'e girer. Kezâlik içinizde öyle adam bulunur ki, ehl-i nâr ameli ile amil ola ola kendisi ile Cehennem aras?nda bir ar??ndan ziyâde mesâfe kalmaz. Derken (hükmü-i kitab ona galebe eder, ehl-i Cennet ameli ile âmil olur da Cennet'e girer.

(Bu hadis-i ?erifi, Bihari ile Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

5. Ümmü'l-Mü'minin Ümm-i Abdu'llah Ai?e-i S?ddika (ra)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz Hazretleri ?öyle buyurdu: "Her kim bizim bu i?imizin (yâni dinimizin) içine ondan olmayan bir ?eyi yeniden sokarsa (o yapt??? i?) merdûddur, ba??na çal?n?r."

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari ve Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

Müslim'den gelen di?er bir rivyaette de ?öyle denilmi?tir.

Her kim emrimize (ahkâm-? dinimize) uygun olmayan bir amel i?lerse o ameli merdûddur, ba??na çal?n?r.

6. Ebu Abdi'llâh Nu'mân b. Be?ir (ra)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) Hazretlerinden kendim i?ittim; ?öyle buyuruyordu: Halâl belli, haram da bellidir. ?kisi aras?nda da (halâl mi, haram m? belli olmayan birtak?m) ?üpheli ?eyler vard?r ki, çok kimseler onlar? bilmezler. ?üpheli ?eylerden her kim sak?n?rsa, dinini ve ?rz?n? kurtarm?? olur. Her kim ?üpheli ?eylerin içine dalarsa harâm?n da içine dalm?? olur. (böylesi) t?pk? (içine girmek yasak edilen) koru etrâf?nda davar otlatan çoban gibidir ki, sürüsünü o koruya (dü?ünüp) otlatmak tehlikesi kar??s?nda bulunur. Haberiniz olsun, her padi?ah?n bir korusu olur. Biliniz ki, Allah'?n korusu da harâm etti?i ?eylerdir. A?ah olunuz, cesedin içinde bir et parças? vard?r ki, iyi olur olursa bütün cesed iyi olur. Bozuk olursa bütün cesed bozuk olur. ??te o (et parças?) kalbdir.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhâri ile Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

7. Ebu Rukayye Temin b. Evs ed-Dâri (ra)'den:

Demi?tir ki, Nebiyy-i Ekrem (sav) Efendimiz ?öyle buyurdu: "Din hemen nasihatt?r. Din hemen nasihattir. Din hemen nasihattir." "Yâ Resûla'llâh, kimin için nasihat?" diye sorduk. "Allah için, kitâb? için, Resûlü için, Eimme-i müslimin ve âmme-i müslimin için." buyurdular.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

8. Abdullah b. Ömer (rha)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz Hazretleri ?öyle buyurdu: "Allâh'tan ba?ka Hak ?lâh olmad???na ve Muhammed'in Resûlu'llâh oldu?una (zahirde) ?ehadet, namaz? ikâme, zekât? edâ edinceye kadar nâs ile muhârebe etmek bana emrolundu. Onlar bunlar? yap?nca "Müslümanl?k hakk?n muktezâs? (olan hudûd) müstesnâ olmak üzere" canlar?n ve mallar?n? benim elimden kurtar?rlar. (Bat?nlar?ndan dolay? olan) hesaplar?na gelince, o (hesâb? görmek) Allâh'a kalm??t?r."

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

9. Ebû Hureyre Abdu'r-Rahmân b. Sahr-? Devsi (ra)'den:

Demi?tir ki, kendim i?ittim, Resûlullâh (sav) Efendimiz ?öyle buyurdu: "Sizi her neden nehyedersem ondan ictinâb ediniz. Size her neyi emredersem kudretiniz yetti?i kadar yap?n?z (da nas?l yapaca??n?z? sormay?n?z.) Zirâ sizden evvelki (ümmet)leri helâk eden, ancak onlar?n çok çok sormalar? ve peygamberlerine muhâlefet etmeleri olmu?tur.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari ile Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

10. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) ?öyle buyurdu: "Allahû Teâla pâkd?r. Pâk olandan ba?kas?n? kabûl etmez. Allahu Teâla mürsel olan Peygamberlerine neyi emrettiyse mü'minlere de onu emretmi?tir. (Peygamberler): "Ey peygamberler, pâk ve halâl taâmlardan yiyiniz ve sâlih amel i?leyiniz" (Mü'minlere de) "Ey iman edenler, r?zk olarak size verdi?imiz pâk ve halâl ?eylerden yiyiniz" buyurdu. Ondan sonra Resûl-i Ekrem (sav) Hazretleri (sözü döndüre dola?t?ra) buyurdu ki, insan (Allah yolunda uzun seferlere katlan?r, saçlar? birbirine kar??m??, yüzü gözü toza bulanm??, "Yâ Râb! Yâ Rab!" diyerek ellerini gök yüzüne açar. Halbuki, yedi?i haram, içdi?i haram, giydi?i haram. Haram ile beslenmi?. Böylesinin duâs? nereden müstecâb olacak?"

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.

11. Resulullah (sav)'in torunu ve sevgili yavrusu Ebû Muhammed Hasan b. Ali b. Ebi Talîb (rha)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri'nin "(Hill ve hürmeti, fâide ve zarar?) seni ?üpheye dü?üren ?ey'i b?rak da dü?ürmeyene bak." buyurduklar?n? kendilerinden i?itip belledim.

(Bu hadis-i ?erifi Ahmed b. ?uayb-? Nesei ile Ebu ?sâ muhammed b. ?sâ-y? Tirmizi rivâyet etmi?lerdir. Tirmizi: "Bu hadis hasen'dir, ?ahiddir." diyor.)

12. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) Hazretleri: "Ki?inin mâlâya'niyi  terketmesi, iyi müslüman oldu?u(nun alâmetleri)ndendir." buyurdu.

(Bu hadis-i ?erif hasen olup onu Tirmizi gibi ba?kan da böylece (mevsülen) rivayet etmi?lerdir.)

13. Resûlullâh (sav)'in hadimi Ebû Hamza Enes b. Malik (ra)'den:

Demi?tir ki: Resûlullâh (sav) Efendimiz: "Her biriniz kendi nefsi için neyi severse (yani arzu ederse Müslüman) karde?i için de onu arzu etmedikçe mü'min olmu? olmaz."  buyurdu.

(Bu hadis-i ?erifi, Bûhari ile Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

14. ?bn-i Mes'ud (rha)'den)

Demi?tir ki: Resûlullâh (sav) ?öyle buyurdu: (?u) üç sebebden biri olmad?kça hiç bir Müslüman?n kan? halâl olmaz: Biri, seyyib zâninin (yani ba??ndan nikâh geçmi? zaninin ki, recm olunur), di?eri kat-i nefs edenin (ki maktûle bedel k?sas olunur), biri de dinin terk eden ve cemâatten ayr?lan?n (ki, katl olunur).

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari ve Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

15. Ebu Hüreyre (rha)'den:

Demi?tirki: Resûlullâh (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: "Allah'a ve âhiret gününe imân? olan, ya hay?r söylesin, ya a?z?n? mühürlesin. Allah'a ve âhiret gününe imân? olan, kom?usuna ikrâm etsin. Allah'a ve âhiret gününe imân? olan, misafirine ikrâm etsin."

(Bu hadis-i ?erifi, Buhâri ile Müslim rivayet etmi?lerdir.)

16. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki: biri Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretlerine "Yâ (Resûla'llah), bana vasiyyet yâni nasihat et" dedi. (Cevâben) gazab etme, buyurdu. O kimse talebini birkaç defa tekrâr etti. (Hepsinde) gazab etme cevâb?n? verdi.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari rivâyet etmi?tir.)

17. Ebû Ya'lâ ?eddâd b. Evs (ra)den:

Demi?tir ki, Resûl-i Ekrem (sav) efendimiz ?öyle buyurdu: Allahû Teâla (cc) ve Tekaddes Hazretleri her ?eye güzel muâmele edilmesini (iyilikle davran?lmas?n?) emretmi?tir. Öyle ise (canl? bir mahlûku hakl? olarak) öldürece?iniz vakitte (maktûlü ta'zîb etmiyecek) güzel bir sûret-i katli ihtiyâr ediniz. Kezâlik bir hayvan? bo?azlad???n?z vakitte (hayvana ezâ vermiyecek) güzel bir sûrette bo?azlay?n?z. Her hanginiz böyle bir i?e giri?ecek olursa, b?ça??n? (iyice) bilesin ve zebîhas?n? (yâni kesece?i hayvan?) rahatland?rs?n.

(Bu hadîs ?erîfi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

18. Ebû Zer Cündüb b. Cünâdete'l-G?fârî ile Ebû Abdi'r-Rahmân Muâz b. Cebel (rha)dan:

Demi?lerdir ki, Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz ?öyle buyurdu: Her nerede olursan ol, Allah'tan ittikâ üzere bulun (yâni hakk?n? gözet ve gözetmemekten sak?n). Seyyienin ard?nca hemen haseneyi yeti?tir ki, o seyyieyi mahvedesin. Halka da güzel huy ile muâmele et.

(Bu hadîs-i Tirmizî rivâyet etmi? olup (Hadis-i Hasen) oldu?unu da tasrif eylemi?tir. Bâz? nüshalara göre, (Hasen, Sahîh) diye kay?dlam??t?r.

19. Ebu'l-Abbâs Abdullâh b. Abbâs (ra)'dan:

Demi?tir ki, birgün Resûl-i Ekrem (sav)'in terkisinde idim. Buyurdu ki: Evlâd, sana bir kaç söz belleteyim: Allah'? (yâni emir ve nehyini) gözet ki, Allah'da seni gözetsin. Allah'? gözet ki, O'nu kar??nda bulas?n. (Bir ?ey) istedi?in vakit Allah'tan iste. Yard?m diledi?in vakit Allah'tan dile. ?unu bil ki, cemi mahlûkat el birli?iyle sana bir fâide ve menfaat bah? etmek isteseler, Allah'?n sana yazd???ndan fazla bir ?ey bah?edemezler. Kezâlik cemi mahlûkat el birli?iyle sana bir zarar vermek isteseler, Allah'?n sana takdir etti?i zarardan ziyadesini yapamazlar. Kalemler (i?leri hitâma erip) kald?r?lm??, sahifeler de (üzerlerindeki yaz?lar tamam olup) kurumu?tur.

(Bu hadis-i ?erifi, Termizi rivâyet edip, (Hasen, Sahih) oldu?unu söylemi?tir. Tirmizi'den ba?kas?n? rivâyetine göre ise ?öyle buyrulmu?tur.)

Allah'? gözet ki, O'nu önünde bulas?n. Geni? zaman?nda Allah'a kendini sevdir ki, O da seni s?k?nt? zaman?nda tan?s?n (sevsin). Bilmi? ol ki, (takdir-i ?lâhi'ye göre) ba??na gelmiyecek olan ?eyin sana isabet edece?i yok. Ve sana isabet edecek olan ?eyden de senin kurtulaca??n yok. Bilmi? ol ki, nusrat (-? ?lâhiyye) sab?r ile, kü?âyi?-i kalb de gam ve gussa ile beraberdir. Her güçlükle berâber bir kolayl?k vard?r.

20. Ebû Mes'ûd Ukbe b. Amr el-Ensâri el-Bedri (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: "Utanmad?ktan sonra diledi?ini yap" sözü, ilk nübüvvet zamanlar?ndan nâs?n hat?r?nda kalan sözlerdendir.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari rivâyet etmi?tir.)

21. Ebû Amr (yahud ebû Amre) Süfyan b. Abdullâh Sakafi (ra)'den:

Demi?tir ki: "Yâ Resûla'llah! ?slâm'a dâir bana bir söz söyle ki, Senden ba?ka birinden daha sormaya muhtaç olmayay?m." dedim. "Âmentü bi'llâh.... de ondan sonra da dosdo?ru ol (yâni Allah'?n emrine imtisâl ve nehyinden içtinâbda sâbit ol)." buyurdu.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

22. Ebû Abdillah Câbir b. Abdillhah Ensari (ra)'dan:

Demi?tir ki, biri Resûlullah (sav) Hazretleri'nden ?u suâli sordu: "Ne buyurursunuz? E?er ben (be? vakit) farz namazlar? k?lar, Ramazan'? tutar, halâli helal ve harâm? haram k?lar da bundan ziyâde hiç bir ?ey yapmasam Cenne'te girer miyim? Resûl-i Ekrem (sav), "Evet" buyurdular.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir. Harâm haram k?lmaktan murad haramdan içtinâbd?r. Halâli halâl etmek de onu halâl i'tikâd ederek yapmak demektir.)

23. Ebû Mâlik Hâris b. Âs?m E?'ari (rha)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: (Abdest veya sâir) temizlik, imân?n yar?s?d?r. "El-Hamdü li'llah" (sözü) mizân? doldurur. "Subhâna'llâh ve'l-hamdü li'llâh" (sözleri) de gözlerle yerin aras?n? doldurur. Namaz nûrdur. Sadaka (imâna) bürhand?r. Sab?r (zulumât-? gam ve gussay? gideren) z?yâd?r. Kur'ân da (haline göre) ya lehine ya aleyhine hüccettir. Herkes sabah olunca i?ine gücüne gider. ve nefsini (ya Allah'a, ya mâsiva'llâh'a) satar da (neticede) ya âzâd, ya helâk eder.

(Bu hadisi-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

24. Ebû Zerr-i G?fâri (ra)'den:

Nebiyy-i Ekrem (sav) Efendimiz Rabb-? Celil-i Teâla ve Tekaddes Hazretlerinden rivâyet ettiklerinden olmak üzere âdideki Hadis-i Kudsi'yi nakil buyurdu:

"Ey kullar?m, muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime harâm ettim. (Zulümden müteâli ve münezzehim.) Sizin aran?zda da zulmü harâm ettim. Öyle ise, birbirinize zulmetmeyiniz. Ey kullar?m, benim hidâyet ettiklerimden ba?ka hepiniz dalâlettesiniz. Öyle ise benden hidâyet dileyiniz de size hidâyet vereyim. Ey kullar?m, benim beslediklerimden ba?ka hepiniz açs?n?z. Öyle ise benden taâm dileyiniz ki, sizi besliyeyim. Ey kullar?m, benim giydirdiklerimden ba?ka hepiniz ç?plaks?n?z. Öyle ise benden giyecek isteyiniz ki, sizi giydireyim. Kullar?m, siz gece gündüz hep hatâ i?lerseniz. Ben de ba?tan ba?a bütün günahlar? ma?firet ederim. Öyle ise bana isti?far ediniz ki, size ma?firet edeyim. Ey kullar?m, sizin bana zarar vermek elinizden gelmez ki, bana zarar verebilesiniz. Bana menfaat vermek elinizden gelmez ki, bana nef'iniz dokunabilsin. Ey kullar?m, e?er evveliniz, âhiriniz, insiniz, cinniniz içinizde en tak?y olan kim ise onun kalbi gibi (hep mut' kalbli) olsan?z yine mülküme ziyâde hiç bir ?ey kat?lm?? olmaz. Ey kullar?m, e?er evveliniz, âhiriniz, insiniz, cinniniz içinde en fâcir olan kim ise onun kalbi gibi (hep âsi, kalbi) olsan?z yine mülkümden bir ?ey eksilmez. Ey kullar?m, e?er evveliniz, âhiriniz, insiniz, cinniniz hep bir yerde durup benden matlublar?n?z dilesiniz de hep birinize (ayr? ayr?) dile?ini versem bu bah?ay?? nezdimdeki hazine-i atâdan i?ne denize girdi?inde denizden ne eksiltirse ondan ziyâde bir ?ey eksiltmez. Ey kullar?m, ameller hep sizin amellerinizdir. Ben onlar? sizin hesâb?n?za noksans?z olarak zabtederim. Sonra kar??l???n? size tastamam gösteririm. Art?k her kim (kar??l?k olarak) hay?r bulursa, Allah'a hamd etsin. Her kim de ba?ka ?ey bulursa, kendisinden ba?kas?na levm etmesin.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

25. Ebû Zerr-i G?fâri (ra)'den:

Ashâb-? Resûlullah (sav)'den (ve fukarâ-y? Muhacirinden) baz? kimseler Nebiyy-i Ekrem (sav)'e dediler ki:

Ya Resûla'llah, ehl-i servet olanlar (büyük büyük) ecirleri al?p gidiyorlar. Hem bizim gibi namaz k?l?yor, bizim gibi oruç tutuyarlar, hem de artan mallar?yla sadaka veriyorlar. Hazret-i Resûl (sav) buyurdu ki:

"Allahû Teâla ve Tekaddes Hazretleri size tasadduk edecek ?ey vermemi? mi (ki, böyle söylüyorsunuz)? her tesbihinize mukâbil sadaka (ecri) vard?r. Her tekbirinize mukâbil sadaka (ecri) vard?r. Her tahmidinize mukâbil sadaka (ecri) vard?r. Her tehlilinize mukabil sadaka (ecri) vard?r. Emr-i bi'l-ma'rufda da sadaka ecri var. Nehy-i ani'l-münkerde de sadaka ecri var. Hattâ birinizin (ehline) mukârenet etmesinde de sadaka ecri var." dediler ki:

Ya Resûla'llâh, birimiz ?ehvetini kazâ ederse, yine nâil-i ecir mi olur? (Cevâben) buyurdu ki:

Söyleyin! O kimse ?ehvetini harâm ile kazâ edeydi ona vizr (yâni günah) olmayacak m?yd?? ??te bunun gibi halâl ile de kazâ-? ?ehvet ederse ecre nâil olur.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivayet etmi?tir.)

26. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz ?öyle buyurdu: "insan?n mefâs?l?ndan her biri için güne? do?ar her günde (?ükrâne-i afiyet olarak) bir sadaka lâz?md?r. ?ki kimsenin aras?n? bulup ?slâh etmen sadakad?r. Bir kimseye, hayvan?na binerken yard?m edip bindirmen yâhud yükünü hayvan?na yüklemekte ona muavenette bulunman sadakad?r. Kelime-i Tayyibe sadakad?r. Namaza gitmek için att???n her ad?ma bedel bir sadaka (ecri) vard?r. Ezâ verecek ?eyi geçecek yoldan uzakla?t?rman (bile) sadakad?r.

(Bu Hadis-i ?erifi, Bûhari ile Müslim rivâyet etmi?lerdir.)

27. Nevvâs b. Sem'ân (ra)'den:

Demi?tir ki, Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu:

Birr (yani iyi i?, iyilik) ahlak güzelli?idir. ?sm (yani günâh) da nefsinde iz b?rak?p da ba?kalar?nca ma'lûm olmas?n? istemedi?in ?eydir.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivayet etmi?tir.)

Vâbisete'bn-i Ma'bed (ra) de rivâyete göre ?öyle demi?tir:

Resûlullah (sav)'in huzûruna vard?m.Birr'in ne oldu?unu sorma?a m? geldin? diye ben suâl etmeden) sordu. Evet, dedim. Buyurdu ki:

"Kalbine dan?? (kalbinden fetvâ iste). ?yilik nefsi te'min, kalbi tatmin eden; günah da nefiste iz b?rakan ve ba?kalar? fetva verseler, fetvalar verseler bile sînede yine tereddüdden kurtulmayan (vicdân? teskin etmeyen) ?eydir."

(Bu, Ahmed b. Hanbel ile Dârimi'nin müsnedlerinde isnâd-? ceyyid ile bize rivâyet olunan bir hadis-i sahihdir.)

28. Ebû Nech Irbâd b. Sâriye (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) (bir gün) bize öyle bir va'zda bulundu ki, (dinleyenlerin) gönülleri titredi. Gözleri ya?ard?. Dedik ki:

"Ya Resûla'llâh, bu, vedâ' edip gidecek kimsenin va'z?na benziyor. (Bâri) bize bâz? vesâyâda bulun." Cevâben buyurdu ki:

"Size Allâh'a kar?? ittikây? ve üzerinize emir olan bir kimse abd(-i Habe?i) de olsa, sözünü dinleyip ona itâat etmegi vasiyet ederim. Bir de içinizden ya?ayan olursa, bir çok ihtilâflar görecektir. ??te böyle zamanlarda benim sünnetime ve hidâyet üzere olan Hulefâ-y? Râ?idin'in sünnetine yap???n?z. Sünnete dört el ile sar?l?n?z. Ve muhaddesât-? umûrdan sak?n?n?z. Zirâ her bid'at dalâletdir.

(Bu hadis-i ?erifi, Ebû Davut ile Tirmizi rivâyet etmi?lerdir. Tirmizi hadisi "hasen, sahih" kayd? ile tansif eylemi?tir.)

29. Muâz b. Cebel (ra)'den:

Demi?tir ki: (Resûlullah (sav) ile Tebük gazâs?na ç?km??t?k. S?cak bast?. Herkes birer tarafa da??ld?. Bir de bakt?m ki, Resûlullâh (sav) yan? ba??mdad?r. Hemen ona yakla??p: "Ya Resûla'llah, beni Cenne'te sokacak ve Cehennem'den uzakla?t?racak bir ameli bana haber ver" dedim. Buyurdu ki: "Sen çok büyük bir ?ey sordun. Maahâzâ Allahû Teâla'n?n müyesser k?ld??? kimseye göre herhalde âsând?r. Allah'a "hiç bir ?eyi ?erik etmemek üzere" ibâdet edersin. Namaz? k?lar, zekât? verir, Ramazan'? tutar, Beytu'llâh'? Hacc edersin." Ondan sonra buyurdu ki: "Sana hay?r kap?lar?na delalet edeyim mi? Oruç siper ve kalkand?r. Sadaka günâh?, "su ate?i söndürür gibi" söndürür. Gece ortas?nda adam?n namaz k?lmas? da böyledir." Sonra: "Onlar (mü'minler) öyle kimselerdir ki, yanlar? yataklar?ndan uzak durup ibâdete k?yâm ederler. Rab'lar?na kâh korkarak, kâh umarak duâ ederler. Ve r?z?k olarak kendilerini verdi?imizden de infak ederler. ??te bunlar için" yapm?? olduklar? amellerin mükâfat? olar" ne sevinçler saklad???m?z? hiç bir kimse bilemez" âyet-i kerimelerini (Secde Sûresi:16-17) tilâvet buyurdu. Ondan sonra: "??in (dinin) ba??, dire?i, en yüce taraf? nedir sana haber vereyim mi?" dedi. Evet ya Resûla'llâh, dedim. Dedi ki: "??in ba?? ?slâm'd?r. Dire?i namazd?r. En yüce taraf? cihâdd?r." Ondan sonra: "Bu dediklerimin hepsini tutan, sebeb-i bakâ ve kemâli olan nedir sana söyliyeyim mi?" diye sordu. Evet yâ Resûlallah deyince mübâret dilini (eliyle) tutup, "??te ?unu tut" buyurdu. Dedim ki: Ya Nebiyya'llâh, biz söyledi?imiz sözlerle de mi muâhaze olunaca??z?" Buyurdu ki: "Herkesi Cehennem'de yüzükoyun dü?üren, dillerinin biçtiklerinden (yâni kazand?klar?ndan) ba?kas? m? zannedersin."

(Bu hadis-i ?erifi, Termizi rivâyet edip "Hasen, Sahih" demi?tir.)

30. Ebû Sa'lebete'l-Hu?eni Cürsûmi'bn-i Nâ?ir (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: Allahû Teâla bir tak?m ?eyleri farz k?lm??t?r. Onlar? zâyi' etmeyiniz. (Bâz? meâsi için) birtak?m hadler (yâni cezâlar) göstermi?tir. Onlara da tecâvüz etmeyiniz. Bir tak?m ?eyleri harâm etmi?tir. Onlara el uzatmay?n?z. Bir tak?m ?eylerden de unutkanl?k (eseri) olmayarak size (mahzâ) merhamet olsun için sükût etmi?tir. Onlar? soru?turmay?n?z.

(Bu hadis-i ?erif, Dârekutni ile di?erlerinin tahric etti?i bir Hadis-i Hasen'dir.)

31. Ebû'l-Abbâs Sehli'bn-i Sa'di's-Sâidi (ra)'den

Demi?tir ki, Bir zât Nebiyy-i Mükerrem (sav)'in huzûruna gelerek: "Yâ Resûla'llah, bana öyle bir amel göster ki, onu yapt???m zaman beni hem Allah sevsin, hem de halk sevsin" dedi. (Resûlullah (sav) buyurdu ki: "Dünyâdan ra?betini kes ki, Allah seni sevsin. Herkesin elinde olandan da ra?betini kes ki, halk seni sevsin."

(Bu hadis-i ?erif, ?bn-i Mâce ile di?erlerinin esânid-i hasena ile rivâyet ettikleri bir Hadis-i Hasen'dir.)

32. Ebû Said Sa'di'bn-i Mâliki'bn-i Sinân-? Hudri (ra), Resûlullah (sav)'in:

"Zarar vermek de, zarar ile kar??lamak da yok" buyurdu?unu rivâyet ediyor.

(Bu hadis-i ?erif, ?bn-i Mâce ve Dârekutni ile ba?kalar?n?n müsned (yani mevsûl) olarak rivâyet etti?i bir Hadis-i Hasen'dir. ?mam-? Malik de "Muvatta'"nda bu hadis-i ?erifi Amr b. Yahyâ'dan, o da babas?ndan olmak üzere Nebiyy-i Ekrem (sav)'den mürsel olarak rivâyet etmi? ve Ebû Said-i Hudri-yi iskat eylemi?tir. Bunun yekdi?eri takviye eden ba?ka tarikleri de vard?r.)

33. ?bn-i Abbâs (rha)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: Herkese (mücerred) da'vâlar? üzerine diledikleri verilmi? olsa bir çok adamlar bir çok kimselerin mallar?n?, canlar?n? iddiâ eder dururlar. Lâkin beyyine müddeiye, yemin de inkâr edene dü?er.

(Bu hadis-i ?erif, hasen olup Beyhaki ile ba?kalar? bunu bu lâfz ile rivâyet etmi?lerdir. Bir parças? Sahihayn'da da vard?r.)

34. Ebû Sâid-i Hudri (rha)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: ?çinizden her kim bir münker görürse onu eliyle, buna kudreti yetmezse, dili ile ta?yir etsin. Ona da kudreti yetmezse kalbi ile inkâr etsin (yâni be?enmesin). Bu sonuncusu imân?n en zaifidir.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

35. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: Birbirinize hased etmeyiniz. Al?? veri?te birbirinizi aldatmay?n?z. Birbirinize bu?zetmeyiniz. Birbirinize darg?n durmay?n?z. Birbirinizinin pazarl??? bitmi? al?? veri?ini bozmay?n?z. Ey Allah'?n kullar?, karde? olunuz. Müslüman müslüman?n karde?idir. Ona zulmetmez. (?mdad ve nusret deminde) onu kendi hâline b?rakmaz. Ona yalan söyleyip aldatmaz. Ona hor bakmaz. (šç kere sadr-? ?erifine i?aret buyurarak:) Takvâ i?te buradad?r. Bir kimse müslüman karde?ine hor bakd?m?, i?te ?errin bu kadar? ona yeter (artar bile). Müslüman?n her ?eyi; can?, mal?, ?rz? müslümana haramd?r.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim rivâyet etmi?tir.)

36. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: Her kim bir mü'minin dünya derdlerinden bir derdini def' ederse, Allah da onun k?yâmet günündeki dertlerinden bir (büyük) derdi def' eder. Her kim muzâyakada bulunan (bir boçlu veya di?er bir) fakîre kolayl?k gösterirse, Allah da dünya ve âhirette ona kolayl?k gösterir. Her kim bir Müslüman(?n ay?b?n? ve ç?plak ise bedeni)ni setr ederse, Allah da onu dünya ve âhirette setreder. Bir kul, karde?inin yard?m?nda oldukça Allah da o kula hep yard?m eder durur. Her kim ilm(-i nâfi') aramak için bir târika sülûk ederse, bu sâyede Allah da ona Cennet'e do?ru kolay bir tarik açar. Allah evlerinden bir evde Kitâbu'llâh'? tilâvet ve aralar?nda O'nu tedris ve tederrüs halinde bulunan hiç bir kavim yoktur ki, üzerlerine sekinet nazil olmu?, rahmet-i ?lâhiyye kendilerini bürümü?, her yanlar?n? sarm?? ve Allahu zü'l-Celâl kendilerini (mel-i A'lâ'da) nezdinde olanlara anm?? olmas?n. her kim ameli geri b?rak?rsa sebebi ile götüremez.

(Bu hadis-i ?erifi, Müslim bu lâfz ile rivâyet etmi?tir.)

 37. ?bn-i Abbâs (rha)'den:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Rabb-? Celili Tebârek ve Teala Hazretlerinden rivâyet ettiklerinden olmak üzere âtideki Hadis-i Kudsi'yi nakl buyurdu:

Allâhu Teâla ve Tekaddes Hazretleri hasenât ile seyyiât? yazm?? (ezelden takdir etmi? ve Levh-i Mahfûz ile defâtir-i a'mâle geçirmi?)dir. Ondan sonra (bu icmâli tefsil ve) beyân buyurarak dedi ki:

Her kim bir haseneye kasd ve niyet eder de onu i?lemezse, onu Cenâb-? Hak nezd-i ?lâhisinde bir hasene-i kâmile olarak yazar. E?er kasd eder ve i?lerse, onu nezd-i ?lâhisinde on haseneden yediyüz kata kadar, belki ed'âf-? kesiresi ile yazar. Her kim de bir seyyieye kasd edip i?lemezse, onu nezd-i ?lâhisinde bir hasene-i kâmile olarak yazar. E?er kasd edip i?lerse, onu yaln?z bir seyyie olarak yazar.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari ile Müslim rivâyet etmi?tir.)

38. Resûlullâh (sav)'in ?öyle buyurdu?u Ebû Hüreyre (ra)'den rivâyet olunuyor:

Allahu Teâla buyurdu ki:

Her kim benim velilerimden bir veliye dü?manl?k ederse, ?üphesiz ben ona i'lân-? harb ederim. Benim kulum, üzerine farz etti?im ?eyden daha sevgili hiç bir ?ey ile bana tekarrüb edemez. Bir de kulum nevâfil ile bana peyderpey tekarrüb ede ede nihâyet öyle bir hâle gelir ki, ben onu severim. Onu sevdi?im vakitte de onun i?itmesine vâs?ta olan kula??, görmesine vâs?ta olan gözü, tutup yakalamas?na vâs?ta olan eli, yürümesine vâs?ta olan aya??, (anlamas?na vâs?ta olan kalbi, söylemesine vâs?ta olan dili) olurum. Öylesi benden (bir ?ey) isterse muhakkak veririm. Bana s???n?rsa, onu h?fz ve siyânet ederim.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhâri rivâyet etmi?tir.)

Lâkin Onun metninde:

"Ölmeyi istemeyen, kendisine sû-i muâmelede bana ho? gelmeyen, halbuki (Hasbe'l-takdir) ölmemesine de çâre olmayan mü'min kulumun rûhunu kabzetmekteki tereddüdüm kadar fâili oldu?um hiç bir ?eye tereddüt göstermedim."

ziyâdesi vard?r.

39. ?bn-i Abbâs (rha)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: ?üphesiz Allahû Teâla ümmetimden hatay?, nisyân?, ikrâh olunduklar? ?eyler (den hâs?l olacak günahlar)? bana ba???lad?.

(Bu hadis-i ?erif, bir Hadis-i Hasen olup, ?bn-i Mâce ile Beyhaki ve mâadâlar? rivâyet etmi?lerdir.)

40. ?bn-i Ömer (rha)'dan:

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) (birgün) omuzumdan tutup buyurdu ki: Dünyâda bir garib (yabanc?) yâhud bir yolcu imi?sin gibi ol. (Ve kendini ehl-i kuburdan say.)

?bn-i Ömer (rha): "Ak?amlad???n vakit sabaha (ç?kma?a) muntaz?r olma. Sabahlad???n vakit de ak?ama (varma?a) muntaz?r olma. S?hhatinden istifâde edip maraz?na, hayât?ndan istifâde edip mevtine haz?rl?k yap." der idi.

(Bu hadis-i ?erifi, Buhari rivâyet etmi?tir.)

41. Ebû Muhammed Abdullâh b. Amr b. El-Âs (rha)'dan

Demi?tir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri ?öyle buyurdu: "Hiç birinizin iradesi (arzuzu) benim tebli? etti?im ?eylere tâbi' olmad?kça mü'min olmu? olmazs?n?z."

(Bu hadis-i ?erifi, "Kitâbü'l-Hücce"de isnâd-? sahih ile bize rivâyet olunan bir hadis-i sahihdir.)

42. Rasûlullah (sav)'in ?öyle buyurdu?u Enes (ra)'den rivâyet olunuyor:

Allahû Teâlâ buyurdu ki:

"Ey Âdem-o?lu, sen bana yalvar?p benden ümmid-vâr oldukça senden sâd?r olan (günahlar) her ne olursa olsun sana ma?firet ederim ve ald?rmam. Ey Âdem-o?lu, senin günahlar?n gökyüzünü kaplayacak dereceyi bulsa da benden ma?firet dilesen sana ma?firet ederim. Ey Âdem-o?lu, bütün yer dolusu günahlar getirirsen de sana bana hiç bir ?eyi ?erik tutmayarak huzûruma ç?ksan herhalde ben sana bütün yer dolusu ma?firet veririm.

(Bu hadis-i ?erifi, Tirmizi rivâyet etmi? olup, "Hadis, Hasendir, Sahihdir" demi?tir.)

"Kavâid-i ?slâm'? cem' edip usül ve furû' ve edâb ile sâir vücûh-? ahkâma dâir say?ya gelmez envâ-? ulûmu mutazamm?n olan Ahâdis-i ?erife'den beyân?na niyet ettiklerim i?te burada bitiyor." (Mütercim:Ahmed Naîm)

Yorum (0)add feed
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy